2 dk okuma

AR ve VR Yerine BR Deneyimi

Augmented Reality (Arttırılmış Gerçeklik) ve Virtual Reality (Yapay Gerçeklik) terimleri artık hayatımıza iyice yerleşti. AR tarafında özellikle Google Glass ile gelen gözlük...

Featured image for "AR ve VR Yerine BR Deneyimi"

Photo by Lucrezia Carnelos on Unsplash

Augmented Reality (Arttırılmış Gerçeklik) ve Virtual Reality (Yapay Gerçeklik) terimleri artık hayatımıza iyice yerleşti. AR tarafında özellikle Google Glass ile gelen gözlük süreci, ardından VR tarafında özellikle Oculus, Vive ve HoloLens ile gelen yükseliş şimdilik duracağa benzemiyor.

Diğer yandan baktığımızda NeuroLink ile Elon Musk, konu hakkında farklı bir yol izliyor. Kendisi, diğer bir çok benzer girişim gibi, insan bilincini online sistemlere aktararak bir nevi ölümsüzlüğü ve sınırsız bilgiyi vaat ediyor. Vaat çok güzel ve çekici olsa da teknolojik olarak bunu bizim neslimizin görmesi biraz imkansız gibi duruyor. Bunun en büyük sebeplerinden birisi bilgisayar teknolojisinin şu an için hesaplama kabiliyetinin böyle kompleks bir problemi çözme yetersizliğidir. Kuantum tarafında halen yeterince hızlı bir gelişme kaydedemediğimiz göz önüne alındığında, muhtemelen bizim hayatımızda bu gelişmeyi göremeyeceğiz.

Peki ya konuya tersten yaklaşıyorsak? Aslında bildiğimiz en gelişmiş biyo-bilgisayar bizzat kendi vücutlarımızdır. Kompleks problem çözme ve işleme konusunda halen en üst noktadayız ve şimdilik bunun geriye gideceği de yok. Bu durumda bilincimizi, dijital ortama aktarmayı çözene kadar tam tersini yapsak ne olurdu? Burada devreye BR diye tabir ettiğim “Bio-Reality” devreye giriyor. Vücudumuza yerleştireceğimiz basit bir çip ile duyularımızı geliştirecek bir arayüze sahip olabiliriz. Bu çipin yapacağı şey ise aslında çok basit, duyularımız tamamen beynimize gönderilen elektrik sinyallerinden ibarettir. Bu çip ise beynimize ek sinyaller göndererek bir arayüz olarak çalışacak ve gerçekliğimizi bükerek tamamen yeni bir katman yaratacak.

Bunun en basit örneği olarak beynimiz, bildiğimiz kadarı ile gördüğü hiçbir bilgiyi unutmamaktadır. Bu bilgiden yola çıkarak, bir haritaya baktığımızda gideceğimiz yere dair net bir görüntüyü aslında kaydederiz. Çip sayesinde normalde “unuttuğumuz” yol tarifini, tekrar elektrik yolu ile uyararak görsel hafımızdan geri kazanabilir ve gözümüzün önüne getirerek yolumuzu bulabilir.

Diğer bir örnek ise yıllar içerisinde öğrendiklerimizdir. Bazen insanların “bunu bir yerde gördüm” dediği şeyler aslında daha önce deneyimlediğimiz ve öğrendiğimiz bilgiyi, geride kalan bilgi dağarcığımız içinde bulma çabasıdır. Bio-Reality çipi ise beynimizi, doğru uyarım ile doğru bilgiyi alacak şekilde gerekli iletimi gerçekleştirebilir. Teorik olarak bu sayede beynimize kaydedilen en ufak bilgi kırıntısına bile anında ulaşabilir ve böylece -yine teorik olarak- sınırsız kapasiteye biraz daha yakınsayabiliriz.

Burada aşılması gereken en önemli konu, çipin bilgi talebi olduğunda doğru elektrik iletimini sağlaması ve “hatırlamaya” yardımcı olmasıdır. Bu sayede programlanmış bir çip ile elimizde olan en gelişmiş bilgisayarın tüm nimetlerinden daha fazla yararlanabiliriz.